
Diş beyazlatma (bleaching), doğal dişlerin zaman içerisinde koyulaşan rengini özel beyazlatıcı ajanlarla açmayı amaçlayan estetik diş hekimliği uygulamasıdır.
Hastalarıma diş beyazlatmayı anlatırken özellikle şu ayrımı yapıyorum: Beyazlatma, dişin üzerine beyaz bir tabaka eklemek veya diş minesini aşındırmak değildir. Kullanılan beyazlatıcı ajanlar diş dokusuna nüfuz ederek renklenmeye neden olan moleküller üzerinde etki gösterir ve dişin daha açık görünmesini sağlar.
Çay, kahve ve sigara kullanımı, yaşla birlikte meydana gelen renk değişiklikleri, bazı ilaçlar veya dişin kendi yapısal özellikleri nedeniyle dişler zaman içerisinde daha sarı ya da koyu görünebilir. Ancak her renklenme aynı değildir. Bu nedenle diş beyazlatma tedavisine başlamadan önce renk değişikliğinin nedenini belirlemek, alacağımız sonuç açısından işlemin kendisi kadar önemlidir.
Bazı hastalarda yalnızca diş taşı temizliği ve polisaj yeterli olurken bazı hastalarda gerçek bir diş beyazlatma uygulamasına ihtiyaç duyarız. Kanal tedavisi sonrasında tek bir dişte oluşan koyulaşmalarda ise tamamen farklı bir beyazlatma yöntemi uygulayabiliriz.
Diş renginin koyulaşmasının tek bir nedeni yoktur. Öncelikle renklenmenin dişin yüzeyinde mi yoksa diş dokusunun içerisinde mi olduğunu anlamamız gerekir.
Çay, kahve, sigara ve benzeri alışkanlıklar diş yüzeyinde lekelenmeye neden olabilir. Bu lekelerin bir bölümü profesyonel diş temizliğiyle uzaklaştırılabilir.
Yaş ilerledikçe ise mine dokusunun görünümü değişir ve altındaki daha sarı renkteki dentin tabakası daha belirgin hale gelebilir. Bunun dışında bazı ilaçlara bağlı renklenmeler, florozis, travma ve kanal tedavisi sonrasında gelişen renk değişimleri de görülebilir.
Bu ayrım önemlidir çünkü hastanın “Dişlerim sarardı” şeklinde tarif ettiği her durumda aynı tedaviyi uygulamıyoruz.
Hayır. Diş taşı temizliği ve diş beyazlatma birbirinden farklı işlemlerdir. Diş taşı temizliğinde dişlerin üzerinde biriken plak, diş taşı ve yüzey lekelerini temizleriz. Ardından yapılan polisaj işlemiyle diş yüzeyi daha temiz ve parlak görünebilir. Hastalar bazen bu değişimi “dişlerim beyazladı” şeklinde tarif eder. Ancak diş taşı temizliği dişin kendi doğal rengini açmaz.
Diş beyazlatma işleminde ise amaç, doğal diş dokusunun mevcut rengini birkaç ton açmaktır. Ankara Çukurambar’daki kliniğimizde beyazlatma öncesinde dişlerin mevcut rengini ve renklenmenin nedenini değerlendiriyoruz. Diş taşı temizliği sonrasında diş renginizden hâlâ memnun değilseniz ve ağız yapınız uygunsa, profesyonel diş beyazlatma tedavisi planlanabilir.
Benim için beyazlatma tedavisinin ilk aşaması beyazlatıcı jeli uygulamak değil, neden dişinizin renginden memnun olmadığınızı anlamaktır.
Muayenede dişlerin başlangıç rengini, mevcut dolguları ve kaplamaları, diş eti sağlığını, çürükleri, çatlakları ve hassasiyet durumunu değerlendiriyoruz. Çünkü aktif çürüğü veya tedavi edilmesi gereken diş eti problemi bulunan bir hastada doğrudan beyazlatmaya başlamak doğru değildir.
Ayrıca ağızdaki dolgular, porselenler, zirkonyum kaplamalar ve implant üstü kuronlar da mutlaka değerlendirilmelidir. Beyazlatma yalnızca doğal dişlerin rengini açar; mevcut restorasyonların rengini değiştirmez. Bu nedenle özellikle ön bölgede çok sayıda dolgu veya kaplama bulunan hastalarda tedavi sonrasında renk uyumsuzluğu oluşabileceğini önceden konuşmak gerekir.
Örneğin ön dişinizde doğal diş renginize göre yapılmış eski bir kompozit dolgunuz varsa diş beyazladıktan sonra dolgu daha koyu görünebilir. Böyle bir durumda beyazlatma tamamlandıktan ve renk stabil hale geldikten sonra dolgunun yenilenmesi gündeme gelebilir.
Dişlerinin renginden memnun olmayan ve ağız sağlığı beyazlatma için uygun olan birçok yetişkinde tedavi uygulanabilir.
Ancak herkese muayene etmeden beyazlatma yapmak doğru değildir. Özellikle;
bulunan hastalarda önce mevcut durumun değerlendirilmesi gerekir.
Çocuk ve gençlerde yalnızca kozmetik amaçlı tüm ağız beyazlatması rutin bir uygulama değildir. Özel durumlarda ihtiyaç ayrıca değerlendirilmelidir.
Hastalar bana sıklıkla “Hocam, en iyi beyazlatma hangisi?” diye soruyor. Aslında tek bir yöntem herkes için en iyi değildir.
Dişlerin başlangıç rengi, renklenmenin nedeni, hastanın hassasiyet durumu, ne kadar hızlı sonuç istediği ve tedaviyi evde düzenli uygulayıp uygulayamayacağına göre yöntemi seçiyoruz.
Başlıca diş beyazlatma yöntemleri şunlardır:
Ofis tipi diş beyazlatma (office bleaching), beyazlatma işleminin klinikte ve diş hekiminin kontrolünde gerçekleştirildiği yöntemdir.
Öncelikle diş etlerini ve çevredeki yumuşak dokuları beyazlatıcı jelden korumak amacıyla özel bir bariyerle izole ediyoruz. Daha sonra beyazlatıcı ajanı dişlerin üzerine kontrollü şekilde uyguluyoruz.
Uygulamada kullanılan ürüne göre jel belirli sürelerle diş yüzeyinde tutulabilir ve işlem birkaç uygulama döngüsünden oluşabilir.
Ofis tipi beyazlatmanın en önemli avantajı kısa sürede gözle görülür bir renk değişikliği elde edebilmemizdir. Bu nedenle işlemin kısa sürede tamamlanmasını isteyen hastalarda sık tercih ettiğimiz yöntemlerden biridir.
Ancak daha yüksek konsantrasyon veya daha uzun uygulama her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez. Hastanın diş yapısına uygun bir protokol seçmek hem sonuç hem de hassasiyet kontrolü açısından daha önemlidir.
Kullanılan sisteme ve uygulanacak protokole bağlı olarak süre değişir ancak klinikte geçirilen süre çoğu hastada yaklaşık 45-90 dakika civarındadır.
Bazı hastalarda tek seans yeterli olabilirken başlangıç renginin koyu olduğu veya renklenmenin daha dirençli olduğu durumlarda ek seans planlanabilir.
Burada hastalarıma önceden belirli bir “kaç ton beyazlayacak” garantisi vermeyi doğru bulmuyorum. Çünkü her dişin beyazlatıcı ajana verdiği cevap aynı değildir.
“Lazer diş beyazlatma” hastaların Google'da ve günlük hayatta sık kullandığı bir terimdir. Ancak burada önemli bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek gerekir.
Dişin rengini açan asıl unsur lazer veya LED ışık değildir; diş yüzeyine uygulanan beyazlatıcı ajandır.
Bazı ofis tipi beyazlatma sistemlerinde ışık kaynaklarından yararlanılabilir, bazı sistemlerde ise herhangi bir ışık kullanılmadan işlem gerçekleştirilir.
Güncel bilimsel değerlendirmelerde ışık aktivasyonunun her durumda daha fazla beyazlama sağladığı gösterilmiş değildir. Bu nedenle bizim için önemli olan “lazer kullanıldı mı?” sorusundan çok, hangi beyazlatma ajanının hangi konsantrasyonda ve hangi protokolle kullanıldığıdır.
Ev tipi diş beyazlatma, internetten alınan herhangi bir beyazlatma ürününün evde kullanılması anlamına gelmez.
Profesyonel ev tipi beyazlatmada öncelikle hastanın dişlerine uygun kişiye özel plaklar hazırlıyoruz. Daha sonra hastaya uygun konsantrasyondaki beyazlatıcı jeli ve nasıl kullanacağını anlatıyoruz.
Hasta belirlenen miktarda jeli plağa yerleştirerek hekimin önerdiği süre boyunca kullanıyor.
Burada kullanım süresi kullanılan beyazlatıcı ajanın türüne ve konsantrasyonuna göre değişebilir. Bu nedenle bütün ev tipi ürünler için “gece boyunca kullanılır” veya “4 saat kullanılır” şeklinde tek bir süre vermek doğru değildir.
Ev tipi beyazlatmanın avantajı, renk değişiminin daha kontrollü ve kademeli şekilde ilerlemesidir. Ancak başarılı olabilmesi için hastanın plakları düzenli kullanması gerekir.
Hastalarım bu soruyu çok soruyor: “Hocam, hangisi daha iyi beyazlatıyor?” Aslında burada tek bir doğru cevap yok. Eğer kısa sürede daha belirgin bir sonuç görmek istiyorsanız, klinikte uyguladığımız ofis tipi beyazlatma sizin için daha uygun olabilir. İşlemi kontrollü şekilde uyguluyor ve aynı seansta diş rengindeki değişimi görebiliyoruz.
Ev tipi beyazlatmada ise süreç biraz daha yavaş ilerler. Size özel hazırlanan plakları, önerdiğimiz beyazlatma jeliyle belirli sürelerde evde kullanırsınız. Özellikle hassasiyeti olan veya renk değişiminin daha kontrollü ilerlemesini isteyen hastalarda bu yöntem avantajlı olabilir. Kısacası ben yöntemi seçerken “hangisi daha güçlü?” diye değil, sizin diş yapınıza ve nasıl bir sonuç istediğinize hangi yöntem daha uygun? diye bakıyorum.
Bazı hastalarda ofis tipi ve ev tipi beyazlatmayı birlikte kullanabiliriz. Buna kombine diş beyazlatma adı verilir.
Örneğin klinikte ofis tipi beyazlatmayla başlangıç rengini açıp daha sonra kişiye özel plaklarla evde kontrollü şekilde devam edebiliriz. Ancak kombine tedavi uygulanması her hastada zorunlu değildir ve “iki yöntem birlikte uygulanırsa mutlaka daha beyaz olur” şeklinde düşünülmemelidir.
Tedaviyi hastanın ihtiyacından daha yoğun uygulamak yerine, istenilen sonuca en kontrollü şekilde ulaşmayı hedefliyoruz.
Bazen bütün dişler normal renkte olduğu halde yalnızca bir diş diğerlerinden daha koyu görünür. Özellikle daha önce kanal tedavisi yapılmış ön dişlerde bu durumla karşılaşabiliyoruz. Bu hastalarda bütün dişleri beyazlatmak yerine tek diş beyazlatma, diğer adıyla internal bleaching uygulanabilir.
Öncelikle renk değişikliğinin nedenini ve mevcut kanal tedavisinin durumunu değerlendiriyoruz. Uygun hastalarda dişin içerisindeki kanal giriş bölgesine ulaşıp gerekli koruyucu işlemleri yaptıktan sonra beyazlatıcı materyali dişin içerisine yerleştiriyoruz.
İstenen renge ulaşmak için uygulamanın birkaç seansta tekrarlanması gerekebilir. Renk çevredeki dişlerle yeterli uyuma ulaştığında diş kalıcı olarak restore edilir.
Hastaların en sık sorduğu sorulardan biri “Dişlerim kaç ton beyazlayacak?” oluyor.
Burada herkese aynı rakamı vermek doğru değildir. Başlangıç rengi, renklenmenin tipi, dişin yapısı ve kullanılan yöntem elde edeceğimiz sonucu etkiler.
Bazı sarı tonlu dişler beyazlatmaya oldukça iyi cevap verirken gri tonlu veya bazı ilaçlara bağlı renklenmeler daha dirençli olabilir.
Bu nedenle benim hedefim hastaya yapay ve aşırı beyaz bir renk vermekten çok, diş yapısının izin verdiği ölçüde doğal ve dengeli bir renk açılması sağlamaktır.
Hayır.
Beyazlatıcı ajanlar;
rengini açmaz.
Bu nedenle özellikle ön dişlerinde restorasyon bulunan hastalarda tedaviyi daha dikkatli planlarız.
Örneğin diş beyazlatma sonrasında doğal dişler açılır ancak mevcut bir zirkonyum kaplamanın rengi aynı kalırsa estetik açıdan renk farkı oluşabilir.
Bu durumda gerekli görülürse beyazlatma tamamlandıktan sonra restorasyonların yeni diş rengine göre değiştirilmesi planlanabilir.
Diş hekimi kontrolünde, doğru endikasyonla ve uygun protokolle yapılan profesyonel beyazlatma kabul görmüş bir estetik diş hekimliği uygulamasıdır.
Ancak “ne kadar çok beyazlatıcı kullanırsam o kadar iyi” şeklinde düşünülmemelidir.
Yüksek konsantrasyonların gereksiz yere kullanılması, uygulamanın çok sık tekrarlanması veya kontrolsüz internet ürünlerinin yanlış kullanılması diş hassasiyetine ve diş eti irritasyonuna neden olabilir.
Bu nedenle hastalarıma özellikle evde limon, karbonat veya farklı aşındırıcı maddelerle diş rengini açmaya çalışmalarını önermiyorum. Bunlar profesyonel diş beyazlatma ile aynı işlem değildir ve diş yüzeyine zarar verebilir.
Diş beyazlatma sırasında veya sonrasında görülebilecek en yaygın durum geçici diş hassasiyetidir.
Özellikle soğuk su içerken veya nefes alırken kısa süreli sızlamalar hissedilebilir. Hassasiyetin şiddeti kişiden kişiye değişir ve çoğu hastada geçicidir. Diş eti dokusunun beyazlatıcı jelle temas etmesi de geçici irritasyona neden olabilir.
Daha önce hassasiyet problemi yaşayan hastalarda bunu tedaviye başlamadan önce mutlaka değerlendiriyoruz. Gerektiğinde kullandığımız ürünün konsantrasyonunu, uygulama süresini veya beyazlatma protokolünü değiştirebiliriz.
Hassasiyet nedeniyle hastaya gereğinden fazla beyazlatıcı uygulamak yerine kontrollü ilerlemek çok daha doğru bir yaklaşımdır.
Hassas dişiniz olması otomatik olarak beyazlatma yaptıramayacağınız anlamına gelmez.
Öncelikle hassasiyetin nedenini bulmamız gerekir. Diş eti çekilmesi, mine aşınması, çürük, çatlak veya farklı bir problem varsa öncelikle bunu tedavi ederiz.
Sorun kontrol altındaysa hastaya uygun beyazlatma protokolü belirlenebilir. Gerektiğinde daha düşük konsantrasyonlar, daha kısa uygulama süreleri veya hassasiyet azaltmaya yönelik ürünlerden yararlanılabilir.
Ankara'da diş beyazlatma için kliniğimize başvuran hastalarda ilk olarak mevcut diş rengini ve renklenmenin nedenini değerlendiriyoruz.
Dentilera Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği olarak Çukurambar, Çankaya/Ankara'daki kliniğimizde diş beyazlatmayı standart bir paket uygulama şeklinde değil, hastanın diş yapısına göre planlıyoruz.
Bazı hastamıza yalnızca profesyonel temizlik yeterli olabilir. Bazı hastalarda ofis tipi diş beyazlatma, bazı hastalarda ev tipi veya kombine beyazlatma daha uygun olabilir. Kanal tedavili tek bir koyu dişte ise internal diş beyazlatma gibi farklı bir yöntem gerekebilir.
Bu nedenle hastaya “Herkese aynı jeli uygulayalım ve aynı sonucu bekleyelim” şeklinde yaklaşmak yerine, renklenmenin nedenine göre tedavi seçmeyi daha doğru buluyoruz.
Beyazlatma sonrasında özellikle hassasiyet yaşayan hastaların ilk günlerde çok sıcak ve çok soğuk yiyecek-içecekleri kontrollü tüketmesini öneriyoruz.
Düzenli diş fırçalamaya ve arayüz temizliğine devam edilmelidir. Hassasiyet varsa hekimin önereceği hassasiyet giderici diş macunlarından yararlanılabilir.
Sigara ve yoğun renklenmeye neden olan alışkanlıkların azaltılması, elde edilen rengin daha uzun süre korunmasına yardımcı olur.
Geçmişte beyazlatma sonrasında hastalara 48-72 saat boyunca çay, kahve ve renkli bütün yiyecekleri tamamen yasaklayan katı bir “beyaz diyet” sıklıkla öneriliyordu. Güncel klinik çalışmalar ise böyle katı bir diyetin beyazlatma sonucunu belirgin şekilde iyileştirdiğini desteklemiyor. Bu nedenle hastayı gereksiz şekilde çok uzun bir yasak listesine sokmak yerine ağız hijyeninin korunmasını ve yoğun renklenmeye yol açan alışkanlıkların makul şekilde sınırlandırılmasını daha doğru buluyoruz.
Diş beyazlatmanın etkisi için herkese “tam olarak iki yıl gider” gibi sabit bir süre vermek doğru değildir.
Elde edilen rengin ne kadar süre korunacağı;
gibi birçok faktöre bağlıdır.
Zaman içerisinde diş renginde yeniden bir miktar koyulaşma olması normaldir. Bu durumda mutlaka bütün tedavinin baştan uygulanması gerekmeyebilir. Hastanın ihtiyacına göre kontrol muayenesi sonrasında destekleyici beyazlatma planlanabilir.
Ankara diş beyazlatma fiyatları 2026 yılında uygulanacak yönteme ve hastanın ihtiyacına göre değişebilir.
Ofis tipi beyazlatma, kişiye özel plaklarla yapılan ev tipi beyazlatma, kombine tedavi ve kanal tedavili tek dişe uygulanan internal beyazlatma aynı işlem olmadığı için fiyatları da aynı değildir. Ayrıca beyazlatmadan önce diş taşı temizliği, çürük tedavisi veya diş eti tedavisi gerekiyorsa bunlar ayrı işlemler olarak değerlendirilir. Bu nedenle hastaya yalnızca telefon üzerinden bir fiyat verip tedavinin tamamını buna göre değerlendirmek yerine öncelikle dişlerin durumuna bakmak daha doğrudur.
Muayene sonrasında hangi beyazlatma yönteminin gerekli olduğunu, kaç seans planladığımızı ve tedavi maliyetini daha net şekilde söyleyebiliriz.
Ofis tipi beyazlatmada bazı hastalarda tek seans yeterli olabilir. Daha koyu veya dirençli renklenmelerde ek seans gerekebilir. Ev tipi beyazlatmada ise tedavi birkaç gün veya daha uzun bir süreye yayılabilir. Süre kullanılan ürüne ve dişlerin tedaviye verdiği cevaba göre belirlenir.
Herkeste aynı miktarda renk açılması olmaz. Dişlerin başlangıç rengi ve renklenmenin nedeni sonucu belirler. Bu nedenle muayene yapılmadan kesin bir ton garantisi vermek doğru değildir.
Çoğu sarı tonlu doğal diş beyazlatma tedavisine iyi cevap verebilir. Ancak renklenmenin yüzeysel mi yoksa dişin kendi yapısından mı kaynaklandığını muayenede değerlendirmek gerekir.
İşlem çoğu hastada rahat şekilde uygulanabilir. Bununla birlikte tedavi sırasında veya sonrasında geçici sızlama ve sıcak-soğuk hassasiyeti oluşabilir.
Hassasiyet genellikle geçicidir ve kısa süre içerisinde azalır. Hassasiyetin şiddeti kullanılan ürünün konsantrasyonuna ve kişinin diş yapısına göre değişebilir. Beklenenden uzun süren veya şiddetli hassasiyette diş hekiminize başvurmanız gerekir.
Hayır. Kompozit dolguların rengi beyazlatma ajanıyla değişmez. Beyazlatma sonrasında dolgu ile doğal diş arasında belirgin renk farkı oluşursa dolgunun değiştirilmesi gerekebilir.
Hayır. Zirkonyum ve porselen kaplamaların mevcut rengi diz beyazlatma ile açılamaz. Bu nedenle kaplama yaptırmayı planlayan hastalarda doğal dişlerin rengi önceden değerlendirilmelidir.
Evet. Kanal tedavisi sonrasında koyulaşan uygun dişlerde internal yani dişin içerisinden beyazlatma uygulanabilir. Öncesinde mevcut kanal tedavisinin ve dişin durumunun değerlendirilmesi gerekir.
Diş taşı temizliği dişlerin üzerindeki taşları ve bazı yüzey lekelerini gidererek daha temiz görünmelerini sağlayabilir. Ancak dişin doğal rengini bleaching gibi açmaz.
Kahve uzun dönemde dişlerin yeniden renklenmesine katkıda bulunabilir. Ancak güncel çalışmalar beyazlatma sırasında ve sonrasında katı bir “beyaz diyet” uygulamanın tedavinin başarısı için zorunlu olmadığını göstermektedir. Düzenli ağız bakımı ve yoğun renklenmeye neden olan alışkanlıkların kontrolü daha önemlidir.
Evet, ancak sigara dişlerin yeniden lekelenmesini hızlandırabilir. Bu nedenle beyazlatmanın kalıcılığı sigara kullanan hastalarda daha kısa olabilir.
Beyazlatıcı diş macunlarının çoğu temel olarak yüzey lekelerinin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Profesyonel diş beyazlatma işleminde olduğu gibi doğal diş renginde belirgin bir açılma sağlamaları beklenmemelidir.
Bu yöntemleri önermiyoruz. Asitli veya aşındırıcı maddelerin kontrolsüz kullanımı diş yüzeyinde aşınmaya ve hassasiyet oluşmasına neden olabilir. Evde beyazlatma yapılacaksa diş hekimi tarafından planlanan plak ve beyazlatıcı ajanların kullanılması daha güvenlidir.
Beyazlatmayı takvime bağlı olarak her yıl tekrarlamak zorunlu değildir. Dişlerin mevcut rengi ve hastanın ihtiyacı değerlendirilerek gerekli olduğunda destekleyici uygulama planlanabilir.
Herkes için tek bir “en iyi” yöntem yoktur. Hızlı sonuç isteyen bir hasta için ofis tipi beyazlatma uygun olabilirken başka bir hastada ev tipi veya kombine tedavi daha doğru olabilir. En uygun yöntem dişlerinizi muayene ettikten sonra belirlenmelidir.
Diş beyazlatma ömür boyu kalıcı değildir. Dişler zaman içerisinde doğal yaşlanma, beslenme ve sigara gibi faktörlerle yeniden koyulaşabilir. Ancak iyi ağız bakımı ve gerektiğinde yapılan destekleyici uygulamalarla elde edilen renk uzun süre korunabilir.
Ankara diş kliniği arayışında olan hastalarımız için, modern teknoloji ve bilimsel yaklaşımları bir araya getiren kliniğimiz; implant tedavilerinden estetik diş hekimliğine, zirkonyum uygulamalarından gülüş tasarımına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunmaktadır. Ankara’da en iyi diş kliniği ve klinikleri ifadesiyle araştırma yapan hastaların beklentilerine yanıt verecek şekilde, her hastanın ihtiyacına özel planlanan tedavi süreçleri ile güvenli, konforlu ve sürdürülebilir ağız ve diş sağlığı çözümleri hedeflenmektedir. Ankara diş kliniği olarak temel yaklaşımımız; etik değerlerden ödün vermeden, kanıta dayalı tedavi yöntemlerini güncel teknolojilerle birleştirerek, hasta memnuniyetini ve uzun dönem ağız sağlığını ön planda tutmaktır.
Tüm Uzmanlıklar
- Adım adım ilerledik ve yeni dişler takıldı.
- Beklediğimin de üzerinde olması beni son derece memnun ve mutlu etti.
- Korkularınızdan Kurtaran Diş Hekimi
Tüm GörüşlerÖncelikle Rahşan hanıma teşekkür ediyorum. Samimi ve içten yaklaşımından dolayı ilk etapta diş korkum vardı. Süreci anlattı ve dediği g{...}
23.11.2023Dentilera Klinikde değerli hocalarım; Bülent hoca, Rahşan hoca ve de ass. Gülay hanım öncelikle gösterdiğiniz ilgi, emekleriniz ve çab{...}
09.05.2023Korkularınızdan Kurtaran Diş Hekimi Merhabalar, sonuna kadar okumanızı rica ediyorum. 55 yaşıma gelene kadar paramparça olan dişlerime{...}
26.01.2023